İçeriğe geç
İşçi Hakları Avukatı

İş Davalarında Zamanaşımı Süreleri

Yayın Güncelleme

Ücret (Maaş) Alacaklarında Zamanaşımı Süresi

İşçinin ücret alacağında zamanaşımı süresi beş yıldır.[1] Ücretin tanımı İş Kanununda işçiye çalışması karşılığında verilen para olarak ifade edilir. Halk arasında kullanılan ifadesiyle maaştır.

Prim, ikramiye ve bu kapsama giren diğer alacaklar için de süre aynıdır. İşçi, dava tarihinden geriye doğru beş yıl içindeki maaş, fazla mesai ücreti, prim ya da ikramiye alacağını talep edebilir.

Bu sürenin gerisinde kalan talep, zamanaşımı nedeniyle iş mahkemesince reddedilir. Bilirkişi de hesaplamasını bu sürelere göre yapar.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı özeti

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi ve başlangıç tarihi: ücret, tazminat, yıllık izin ve arabuluculuk etkisi

Yıllık İzin Ücreti Alacağında Zamanaşımı Süresi

İşçinin yıllık izin ücreti alacağını dava yoluna taşıması durumunda da süre beş yıldır. Ancak diğer ücret alacaklarından farklı olarak bu süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi bunu açıkça düzenler. Yargıtay kararları da aynı yöndedir.

Süre alacağın doğduğu andan değil, sözleşmenin bitiminden işlediği için yıllık izin ücretinde zamanaşımına daha seyrek rastlanır.

Kıdem Tazminatı Zamanaşımı Süresi

Kıdem tazminatı davasında süre beş yıldır ve iş akdinin sona ermesiyle başlar. İşçi işten çıkarıldıktan sonraki beş yıl içinde dava açarsa alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. 25.10.2017 tarihinden önce işten ayrılanlar için süre on yıl olarak devam eder.

Zamanaşımı Süreleri Tablosu

İşçilik Alacakları Zamanaşımı

İşçilik Alacağı – Zamanaşımı Süresi

Kıdem Tazminatı – 5 Yıl (İşten çıkarılma tarihinden itibaren)

İhbar Tazminatı – 5 Yıl (İşten çıkarılma tarihinden itibaren)

Yıllık İzin Ücreti Alacağı – 5 Yıl (İşten çıkarılma tarihinden itibaren)

Fazla Mesai Ücret Alacağı – 5 Yıl (Alacağın doğduğu tarihten itibaren)

Maaş Ücret Alacağı – 5 Yıl (Alacağın doğduğu tarihten itibaren)

UBGT Ücret Alacağı – 5 Yıl (Alacağın doğduğu tarihten itibaren)

Tablodaki süreler 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmeleri için geçerlidir. Daha önce işten ayrılanlarda kıdem tazminatında süre 10 yıldır. Hangi alacağın hangi hallerde doğduğu ilgili diğer makalelerde anlatılmıştır.

Zamanaşımı, hakkı ortadan kaldırmaz. Alacağı dava edilemeyen bir borca dönüştürür. Zamanaşımı savunması, kısmi dava, talep artırımı ve zamanaşımının kesilmesi gibi usul sorunları işçilik alacaklarında zamanaşımı yazısında ayrıca anlatılır.

Dava şartı arabuluculuğa başvurulan hallerde, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[2] Son tutanaktan sonra dava açma süreleri arabuluculuk sonrası dava süresi yazısında anlatılır.

İşçi alacakları, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen ve işçinin çalışmasının karşılığında ödenen ücret, tazminat gibi parasal değerlerin karşılığı olan alacaklardır. İşçi, iş sözleşmesinin sona erme şekline göre birtakım ücret ve tazminatları talep edebilir. Tüm işçilik alacakları yönünden zamanaşımı süreleri aşağıda tek tek açıklanmıştır.

İhbar Tazminatı Zamanaşımı Süresi

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa bildirim süresine ait ücret tutarında ödemesi gereken tazminattır.[3] Hesaplama ve bildirim süreleri ihbar tazminatı yazısında anlatılır.

İhbar tazminatında süre, 25.10.2017 tarihli 7036 sayılı kanun ile eklenen ek madde 3 ve geçici madde 8 gereği 5 yıldır.[4] İlgili hükümler şu şekildedir:

EK MADDE 3- İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.

a)Kıdem tazminatı.

b)İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

c)Kötüniyet tazminatı.

d)İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.”

GEÇİCİ MADDE 8- Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır. Ek 3 üncü maddede belirtilen yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.”

Kıdem Tazminatı Zamanaşımı Süresi

25.10.2017 tarihine dek kıdem tazminatında süre 10 yıldı. 7036 sayılı Kanunla eklenen ek madde 3 ve geçici madde 8, 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten önce iş akdi sona ermiş işçiler için TBK m.146’daki genel 10 yıllık süre uygulanır.

Bu tarihten sonra sözleşmesi sona eren işçiler için süre 5 yıldır. Süre her iki durumda da sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

Kıdem tazminatının koşulları ve hesabı için kıdem tazminatı hesaplama yazısına bakılabilir.

Fazla Mesai Alacağı Zamanaşımı Süresi

Fazla mesai alacağı, 4857 sayılı İş Kanunu m.32/8 uyarınca ücret alacağı sayılır. Süre 5 yıldır ve her çalışma dönemi için alacağın doğduğu tarihten işler.

Davadan geriye doğru beş yıldan eski fazla çalışmalar bu nedenle hesaba katılmaz. Fazla çalışmanın koşulları ve ücretinin hesabı fazla mesai yazısında anlatılır.

Yıllık İzin Ücreti Zamanaşımı Süresi

Yıllık izin hakkından vazgeçilemez. İzin, iş sözleşmesi devam ederken ücrete dönüşmez. İşçinin izin ücretini istemesi bu nedenle sözleşmenin bitmesinden sonra gündeme gelir.

Zamanaşımı da iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar. İzin sürelerinin nasıl belirlendiği yıllık ücretli izin süreleri yazısında yer alır.

Yıllık izin ücretinde 01.07.2012 tarihinden sonra işten ayrılanlar için Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması 10 yıldı.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ek madde 3 ve geçici madde 8 ile süre beş yıla indirildi. Beş yıllık süre 25.10.2017 tarihinden sonra işten çıkanlara uygulanır.

Hafta Tatili Ücreti Zamanaşımı Süresi

Hafta tatili ücreti, 4857 sayılı İş Kanunu m.46 ve devamında düzenlenmiştir. Bu ücret de ücret alacağı sayıldığı için süre 5 yıldır. Beş yıllık süre, ücretin ödenmesi gerektiği tarihten başlar.

Her hafta tatili için süre ayrı ayrı hesaplanır. Ayrıntılar için hafta tatili ücreti yazısına bakılabilir.

Kötü Niyet Tazminatı Zamanaşımı Süresi

Kötü niyet tazminatı, fesih hakkının kötüye kullanılması halinde işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında ödenir. İş güvencesi kapsamındaki işçiler bu tazminata hak kazanamaz. Tazminatın süresi, ek madde 3 ve geçici madde 8 gereği 5 yıldır.

Eşit Davranmama (Ayrımcılık) Tazminatı Zamanaşımı Süresi

İşverenin eşit davranma ilkesine aykırı davranması halinde işçi, dört aya kadar ücreti tutarında bir tazminat talep edebilir. Eşit davranma ilkesi 4857 sayılı İş Kanunu m.5’te düzenlenmiştir.

Bu tazminatın süresi ek madde 3 ve geçici madde 8 gereği 5 yıldır. İlkenin kapsamı ve şartları ayrımcılık tazminatı yazısında ele alınır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Zamanaşımı (Ubgt)

Ulusal bayram ve genel tatil günleri, 4857 sayılı İş Kanunu m.44’te düzenlenir. Bu günlere ait ücret m.47’ye göre ödenir. UBGT ücreti, İş Kanunu çerçevesinde ücret sayılır.

Süre m.32’nin son fıkrası uyarınca 5 yıldır ve ücretin doğduğu tarihten işler. Hesaplama için UBGT ücreti hesaplama sayfasından yararlanılabilir.

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı: Yargıtay Kararları

Yıllık İzin Ücreti Zamanaşımı

“4857 sayılı Kanun’un 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanun’dan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacakları ise mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126/1 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. 01.06.2012 tarihinden sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi ise ücret gibi dönemsel nitelikte ödenen alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olacağını belirtmiştir. 7036 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile İş Kanunu’na eklenen ek 3. maddesinde de yıllık izin alacağının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu öngörülmüştür. Buna göre yıllık izin alacakları fesihten itibaren 5 yıllık süre içerisinde talep edilebilir.

Somut olayda, 6098 sayılı yasa ile 7036 sayılı yasanın yürürlük tarihi aralığında yıllık izin alacağının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, fesih tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle kısmi dava olarak açılan bu davada davalının ıslaha karşı zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması da isabetsiz olmuştur.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2020/7230, K.2021/4671, 23.02.2021 (bozma, oybirliği)

Kıdem ve İhbar Tazminatı Zamanaşımı

Aşağıdaki karar, iş sözleşmesi 25.10.2017’den önce sona ermiş bir olaya aittir; bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatında 10 yıllık süre uygulanmıştır.

“Somut olayda, davacı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti, alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davacının talep ettiği alacaklardan kıdem ve ihbar tazminatı alacakları talep edildiği tarih itibari ile sözleşmenin feshi tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Yıllık izin ücreti talebi de yine sözleşmenin son bulmasından itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabi iken fazla mesai ücreti, talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımına tabi olacaktır. Zamanaşımı itirazı değerlendirilirken belirtilen süreler her alacak için ayrı ayrı dikkate alınarak sonuca gidilmelidir. Tüm açıklananlar kapsamında mahkeme gerekçesi değerlendirildiğinde, her ne kadar davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin zamanaşımına uğramadığı yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de bu tespit dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki, davacının iş sözleşmesine 30.06.2004 tarihinde son verilmiş olup davacının davası 19.03.2015 tarihinde ikame edilmiştir. Bu durumda davanın açılabileceği en son tarih olan 30.06.2014 tarihinde dava ikame edilmeyip, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığı anlaşıldığından, davacının zaman aşımına uğradığı tespit olunan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi (kapatılan), E.2017/29731, K.2020/6316, 10.06.2020 (bozma, oybirliği)

Bu başlığı geniş çerçevede İş Davaları Mahkeme Süreci Nasıl İşler rehberinde, ilişkili bir yönünü ise Feshe Bağlı ve Bağlı Olmayan İşçilik Alacakları: Farkları, Süreleri ve Süreç yazısında bulabilirsiniz.

İlgili mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ↩
  2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu m.17 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3 ve geçici m.8 ↩