İçeriğe geç
İşçi Hakları Avukatı

İş Kazası Geçiren İşçi Ne Yapmalı?

Yayın Güncelleme

İş Kazası Nedir?

İş kazası, bir iş akdi kapsamında çalışmakta olan işçinin, işiyle ilgili bir faaliyeti icra etmesi sırasında yaralanmasına, ölmesine ve sair şekillerle olumsuz etkilenmesine yol açan her türlü vakıadır. Hangi olayların iş kazası sayıldığı, unsurları ve olay sonradan ortaya çıkan rahatsızlıklara dayansa bile kazanın nasıl değerlendirileceği tazminat davası rehberinde anlatılır.

İş kazalarının en önemli boyutu, özellikle işveren bakımından bir “tazminat” sorumluluğunun gündeme gelmesidir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenmiştir.

İş kazası sonrası yapılacaklar listesi

Tedavi, kolluğa bildirim, SGK bildirimi, tutanak ve dava adımlarını gösteren iş kazası sonrası liste

İş Kazalarından Doğan Tazminat İstemleri Hakkındaki Temel Mevzuat

Bu hususta genel olarak 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulama alanı bulur. 4857 sayılı Kanun’un düzenlemediği hususlarda TBK hükümleri esas alınır; iş kazalarından kaynaklanan tazminatlara ilişkin esaslar da TBK’nin genel hükümlerinde düzenlenmiştir.

Ölümle ya da Yaralanmayla Sonuçlanan Kazalarda İşverenin Sorumluluğu

Genel Olarak

Alt işveren-asıl işveren ilişkisinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasından hem alt işveren (taşeron) hem de asıl işveren birlikte sorumludur. Bu nedenle kazada yaralanan ya da ölen alt işveren işçisinin zararından alt işveren ve asıl işveren MÜTESELSİLEN sorumludur.

Ciddi ve yakın tehlikenin bulunduğu hallerde işçiler, kurula (kurul yoksa işverene) başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir. Talepleri yönünde karar verilirse, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilirler; bu dönemdeki ÜCRET HAKLARI ve sözleşmeden/yasadan doğan diğer hakları saklıdır.[1]

Kusur Sorumluluğu ve Tazminatın Belirlenmesi

Yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle işçi yaralanmışsa, meslek hastalığına tutulmuşsa, engelli hale gelmişse ya da ölmüşse zarar genel hükümler dairesinde tazmin edilir; tazminata ilişkin usul ve esaslar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54’üncü ve devamı maddelerine tabidir. Aynı Kanun’un 417/3’üncü maddesi de aynı hükmü içerir.[2] Tazmini gereken tek zarar maddi/bedensel zarar değildir; kaza nedeniyle oluşan manevi/ruhsal zararlar da tazmin edilir.

Yargıtay’a göre işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için ilgili iş güvenliği önleminin kanunla işverene yüklenmiş olması ve alınmayan önlem ya da gösterilmeyen özen ile kaza arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekir. İşverenin hangi hallerde sorumlu olduğu ve sorumluluğunun sınırları işveren sorumluluğunun koşulları bölümünde, önlem borcu ve SGK rücusu ise işverenin önlem borcu ve rücu yazısında ele alınır.

Tazminat belirlenirken MÜTERAFİK KUSUR değerlendirmesi de yapılır. İşçi kazanın meydana gelmesinde kusurlu hareket etmişse, oynadığı rolün derecesi tespit edilir ve tazminattan buna göre indirim yapılır. Bu değerlendirmede işçi, objektif esaslara göre değil, kendisinden beklenebilecek asgari özenin şahsi yeterliliklerine ve kişisel durumuna göre ele alınır.

SGK Ödemeleri ile İşverene Açılacak Tazminat Davası Arasındaki İlişki

Kazaya uğrayan ya da meslek hastalığına tutulan sigortalı işçiye ve ölüm halinde hak sahiplerine SGK tarafından sağlanan hak ve menfaatlerle karşılanamayan zararlar işveren tarafından karşılanır. İşverene açılan maddi tazminat davaları, sosyal sigorta mevzuatının sağladığı haklar dışında kalan zararların ödetilmesi ilkesine dayanır.

Kaza işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK tarafından yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, işçinin işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olmak üzere İŞVERENE ÖDETTİRİLİR (rücu).[3] SGK’dan alınmış ödemeler, işveren aleyhine açılmış tazminat davasında dikkate alınır ve işverenin ödeyeceği tazminattan indirilir; böylece işverenin mükerrer ödeme yapması önlenir. SGK’dan hangi hak ve ödeneklerin sağlandığı işçinin SGK’dan alabileceği haklar yazısında anlatılır.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

Meydana gelen kaza nedeniyle bedensel zarara uğrayan işçi, aşağıdaki tazminat kalemlerinin ödenmesini isteyebilir:

  1. Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Bedensel zararlar bakımından, zarar görenin uğradığı zarar ölümüne sebep olabileceği gibi, yaralanmasına da sebep olmuş olabilir. Her iki durumda da, mağdurun talep edebileceği tazminat türleri ve kapsamı birbirinden farklılık arz etmektedir.

Ölüm halinde ise;

  1. Cenaze giderleri,
  2. Tedavi giderleri (ölümden önce bir tedavi süreci var ise)
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar tazminat olarak talep edilebilir.

Görüldüğü üzere, kazanın işçinin ölümüyle sonuçlanması durumunda, işçinin varlığı ile yaşamını idame ettirenler, DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI isteyebilecektir. Buna ilişkin usul ve esaslar, tazminat hukukunun genel ilkelerince belirlenir. Ancak denebilecek en öz şey şudur  ki, işçinin ölümüyle olağan yaşam standartlarını sürdüremeyenler, ölen desteklerinden aldıkları ve alacakları desteği tazminat olarak talep edebilirler.

Manevi Tazminat Talepleri

Meydana gelen kaza tek etkisini işçinin bedeni üzerinde doğurmaz. Bununla birlikte, zarara uğrayanın psikolojik dünyasında da önemli sarsılmalar meydana gelmektedir. Kaza nedeniyle yaşanan acı ve ıstırap, mutazarrırın aynı zamanda manevi bir zarara da uğramış olmasını ifade etmektedir.

Bu zararın tazmini de mümkün olup, TBK m. 56 uyarınca; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Manevi tazminatlar SGK’nın sağladığı sigorta kapsamı dışında olduğundan, işverenin ödemekle sorumlu tutulacağı manevi tazminat miktarından, SGK’dan alınan ödemeler mahsup edilemez.

Manevi tazminata karar verilmesinde en önemli unsur işverenin KUSURU ve KUSUR DERECESİ olup, kusursuzluk halinde manevi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim Yargıtay’a göre, kazada hangi iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin kim tarafından ihlal edildiğinin ve kusur oranlarının tespiti teknik ve uzmanlık gerektirdiğinden, iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden KUSUR RAPORU alınması kaçınılmazdır.

“olayda hangi iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin kim tarafından ihlal edildiğinin tespiti teknik ve uzmanlık gerektirdiğinden bu konuda bilirkişi raporu alınması kaçınılmazdır”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/14990, K.2026/2311, 02.03.2026 (bozma, oybirliği)

İş Kazalarından Doğan Tazminat Davalarında Yargılama

Açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme İŞ MAHKEMELERİDİR. Yetkili mahkemeye ilişkin kurallar görevli ve yetkili mahkeme bölümünde yer alır.

Bu davalarda arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur, ancak ihtiyari olarak arabulucuya başvurulması mümkündür.[4]

Zarar gören işçi ya da şartları varsa diğer hak sahipleri, tazminat davasını işverene karşı yöneltirler. Alt işveren varsa, davanın alt işverenle birlikte asıl işverene yöneltilmesi mümkündür. Zira, alınması gereken tedbirlerden ikisi birlikte sorumlu olup, bunlara aykırılık nedeniyle doğacak zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmektedir.

SGK’nın olayı iş kazası olarak kabul etmemesi nedeniyle açılacak tespit davalarında ise davalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu gösterilmelidir.

İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

1-) Hastane İşlemleri: Kazadan sonra yapılması gerekli ilk işlemlerden biri kaza geçiren çalışanın sağlık hizmetini almasıdır. Bu durum Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.76’da belirtilmiştir.[5] Bu durumda işveren, sağlık ekiplerinin işyerine gelmesini sağlamalı veya en uygun şekilde bir sağlık kuruluşuna kaza geçiren personeli ulaştırmalıdır.

İşçinin kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararları da karşılanmalıdır. Hastanede yapılan işlemler akabinde belgeler mutlaka iş kazası olarak düzenlenmelidir. Bu işlemleri kaza geçiren kişi kendisi veya kendisine refakat eden kişiler takip edebilir.

Sağlık hizmeti sunucuları, kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.[6]

2-) SGK Bildirimi: İşveren, kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise en geç 3 iş günü içinde bildirmek zorundadır. İşveren bildirim yapmazsa işçi SGK’ya başvurarak kazayı bildirebilir.

Hastanenin on gün içinde bildirme yükümlülüğü bulunsa da işveren hastane bildirimini beklememelidir. Süre hesabı, bildirim yolları ve süresinde bildirilmemesinin yaptırımı bildirim süreleri ve yolları yazısında anlatılır.

3-) Tutanak: Kaza tutanağında kazanın nasıl olduğu, tarihi ve saati, kazaya tanık olan işçilerin ifadeleri ve kaza geçiren işçinin bilgilerine yer verilmelidir. Kötü niyetli işverenlerce gerçeğe aykırı tutanak düzenlenirse işçiler bunu dava aşamasında her türlü delille ispatlayabilir. Tutanağın içeriği için tutanağın nasıl tutulduğu yazısına bakılabilir.

4-) Dava: Tazminat davasının hangi süre içinde açılacağı ve zamanaşımı dava süresi ve zamanaşımı yazısında açıklanır.

Olayın İş Kazası Olup Olmadığına Kim Karar Verir?

Kaza SGK’ya bildirildikten sonra gerektiğinde SGK denetim memurları veya Bakanlık iş müfettişleri tarafından soruşturma yapılabilir. Bu soruşturmanın sonucuna göre olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına karar verilir.[7]

Eğer Olay İş Kazası İse Ne Olur?

Bu durumda işçinin tedavisi yapılır. Tedavisi süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

Maluliyet durumu varsa tespit edilir. Meslekte kazanma gücü kaybı en az %10 olarak tespit edilirse sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.[8]

İş Kazası Nedeniyle Başka Nerelere Başvurulmalıdır?

SGK’nın yanı sıra Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne de başvurulabilir. Bakanlığın iş müfettişleri kazayı inceleyerek tarafların kusur durumunu raporlayabilir.

Müfettişlerin İncelemesi Esnasında İşçiler Nelere Dikkat Etmelidir?

Müfettişlerin kaza yeri incelemelerinde kazaya uğrayan işçi eğer orada olabilecek durumda ise mutlaka bulunmalıdır. Eğer kazazede işçi bulunamıyorsa olayı gören işçi arkadaşları mutlaka müfettişlere bilgi vermelidirler. Ayrıca müfettiş raporlarına kazayı gören işçiler tanık olarak isimlerini yazdırmalıdır.

İşçiler Başka Nelere Dikkat Etmelidirler?

Bazı işverenler kaza sonrasında, kazaya uğrayan işçi sigortasızsa, kazayı gizlemek için, kazazede işçiyi SGK ile sözleşmesi bulunmayan bir sağlık kuruluşuna götürebilmektedir.

Bunun Ne Sakıncası Var, Özel Hastane Daha İyi Değil mi?

Acil durumda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ancak kaza ciddiyse ve uzun süreli tedavi gerekiyorsa, SGK ile sözleşmesi olmayan bir özel hastanede yapılan tedavi masraflarının SGK tarafından karşılanmaması ve hastanenin masrafı işçiden istemesi ihtimali vardır. Bu açıdan tedavinin SGK ile sözleşmeli bir sağlık kuruluşunda ve iş kazası kaydıyla yapılmasına dikkat edilmelidir.

Kaza Sonrası, Kazazede İşçinin Dinlenme Süresi Ne Kadardır?

Kaza sonrasında işçinin ne kadar istirahat edeceğine sağlık kuruluşu karar verir. İstirahat süresi, işçinin kıdemine göre belirlenen bildirim süresini 6 hafta aşmadıkça işveren sağlık sebebiyle iş sözleşmesini bildirimsiz feshedemez. Süre 6 haftayı aşarsa işveren iş sözleşmesini bildirimsiz feshedebilir; bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanır.[9]

İş Kazasına Uğrayan İşçinin Sigortalı Olup Olmaması Önemli Midir?

Hayır. Kazayı geçiren işçi sigortasız bile olsa bağlı bulundukları SGK’ya yapılan bir başvuru ile sigortalı işçilerin yararlandıkları bütün haklardan faydalanabilirler.[10]

Bir Avukatın Desteği

İş kazalarına ilişkin tazminat davalarında hak kayıplarının gündeme gelmemesi ve uğranan zararın tam ve gereği gibi tahsil edilebilmesi için, bir avukattan hukuki destek alınması yararlı olur. Zira, davanın hangi yerdeki mahkemeye açılması gerektiği, yargılamanın hangi aşamasında hangi usul işlemlerinin takip edilmesi gerektiği ve ispat hukukuna ilişkin ayrıntılar, bir avukatın desteğini son derece kritik hale getirmektedir.

Konunun genel çerçevesi için İş Kazası Tazminat Davası Nedir rehberine, yakın başlıklar için Kalp Krizi İş Kazası Sayılır mı yazısına bakılabilir.

Kaynaklar

  1. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.13 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417 ↩
  3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 ↩
  5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.76 ↩
  6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.14 ↩
  7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13 ↩
  8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.19 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.25 ↩
  10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.23 ↩