İşten çıkarıldınız, ama SGK kaydında “istifa” yazıyor. İŞKUR işsizlik ödeneği başvurunuzu bu yüzden reddetti. Eski işvereniniz kodu düzeltmeyi kabul etmiyor. Böyle bir durumda gündeme gelen yol çıkış kodu değiştirme davasıdır. Bu dava, işverenin SGK’ya bildirdiği işten ayrılış nedeninin gerçeğe aykırı olduğunun mahkemece tespit edilmesini sağlar. Ama her olayda dava açmak gerekmez. Bazen daha kısa yollar vardır.
Hemen bilmeniz gerekenler
- İşveren, iş sözleşmesinin sona ermesini izleyen on gün içinde işten ayrılış bildirgesini e-sigorta ile Kuruma verir.[1]
- Bildirgedeki kod, sözleşmenin kim tarafından ve hangi sebeple sona erdiğini gösterir.
- Kod, işsizlik ödeneği hakkınızı doğrudan etkiler.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu davayı işverene karşı açılan bir tespit davası sayar.
- Davada “güncel hukuki yarar” aranır. Aynı konuda başka bir dava veya daha kısa bir yol varsa dava usulden reddedilebilir.

Çıkış kodu nedir, neden önemlidir?
SGK, işten ayrılış nedenlerini kod numaralarıyla ilan eder. Resmi listede örneğin 3 numaralı kod, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshini (istifa) gösterir. 4 numaralı kod ise belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshini ifade eder. 15 toplu işçi çıkarma, 17 işyerinin kapanması, 22 diğer nedenler, 25 ise işçinin işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle yaptığı fesihtir.[2]
Listede 42 ile 50 arasındaki kodlar, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II’nin alt bentlerine dayanan haklı feshini gösterir. Eski kod listelerinde bulunan 29 numaralı kod ise güncel SGK listesinde yer almaz. Yargıtay kararlarında bu kod yine karşımıza çıkar, çünkü eski bildirgelerde kullanılmıştır.
Kod yalnızca bir kayıt değildir. Başka bir işe başvururken referans olarak da okunur. En büyük etkisi ise işsizlik ödeneğindedir.
Hangi kodlarla işsizlik ödeneği alınır?
İşsizlik Sigortası Kanunu m.51, ödeneğe hak kazanan fesih türlerini sayar. Kanun kodları değil, fesih biçimlerini ölçüt alır.
| Fesih biçimi | Örnek kodlar | Ödenek |
|---|---|---|
| İşverenin bildirim sürelerine uygun feshi, toplu işçi çıkarma, işyerinin kapanması veya devri | 4, 15, 17, 34 | Diğer şartlar varsa mümkün |
| Belirli süreli sözleşmenin sürenin bitimiyle sona ermesi | 5 | Diğer şartlar varsa mümkün |
| İşçinin sağlık, ahlak ve iyi niyet veya zorlayıcı sebeple haklı feshi | 23, 24, 25 | Diğer şartlar varsa mümkün |
| İşçinin istifası | 3 | Kural olarak verilmez |
| İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı feshi | 42 – 50 (eski 29) | Kural olarak verilmez |
Ödenek için fesih biçiminin yanında prim şartları da aranır. Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak ve son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olmak gerekir. 600 gün 180 gün, 900 gün 240 gün, 1080 gün 300 gün ödenek süresi doğurur.[3] Ayrıntılar için işsizlik maaşı ve şartları ve hangi işten çıkış kodu işsizlik ödeneği verir yazılarına bakabilirsiniz.
Önce hangi yollar denenir?
Dava açmadan önce üç yol var. İlki işverenle konuşmaktır. İşveren, bildirgeyi çoğu zaman ayrılıştan sonraki on gün içinde e-sigorta sistemi üzerinden düzeltebilir. Bu süre geçmişse düzeltme için SGK’ya belge ile başvurması gerekir.
İkinci yol, kesinleşmiş bir mahkeme kararı ya da arabuluculuk anlaşma belgesiyle SGK’ya başvurmaktır. SGK, 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı genelgesiyle bu konuda bir düzenleme yaptı. Buna göre ayrılış nedeni, kıdem veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde bildirilmişse ve sonra arabuluculuk anlaşma belgesi ya da mahkeme kararıyla bu tazminatlardan biri ödenmesine karar verilmişse, sigortalı veya işveren ilam niteliğindeki belgeyle Kuruma müracaat eder. Ayrılış nedeni, bu belgeye uygun olacak şekilde değiştirilir.[4] Uygulamada başvurunun işverenle birlikte istenip istenmediğini SGK müdürlüğünden sormanız yerinde olur.
Üçüncü yol, İŞKUR’a mahkeme kararıyla başvurmaktır. İşçi lehine sonuçlanan, ihbar veya kıdem tazminatına hükmeden ya da 4447 sayılı Kanun m.51 kapsamında fesih yapıldığını belirten bir karar İŞKUR’a sunulabilir. Bu üç yolun hiçbiri işe yaramazsa dava gündeme gelir.
Dava türü, görevli mahkeme ve taraflar
Çıkış kodu değiştirme davası, Yargıtay’a göre bir tespit davasıdır. Mahkeme, kodun “değiştirilmesine” değil, “değiştirilmesi gerektiğinin tespitine” karar verir. Görevli mahkeme iş mahkemesidir, çünkü uyuşmazlık iş ilişkisinden doğar.[5] Dava, işe iade veya kıdem tazminatı davasıyla birlikte de açılabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi karşı tarafı da açıkça belirledi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/15522, K.2024/267, 11.01.2024 (bozma, oybirliği)
“[…] işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup SGK ya da İŞKUR’a husumet yöneltilmesi doğru değildir.”
Karardaki olayda davacının işe iade davasında fesih “geçerli neden” sayılmış, ama “haklı neden” sayılmamıştı. Bu karar, kıdem ve ihbar tazminatına dayanak olduğu için İŞKUR’a sunulabilirdi. Yargıtay bu nedenle işsizlik ödeneğine hak kazanıldığının tespiti talebinde hukuki yarar bulmadı. Çıkış kodu talebi yönünden ise davacıya taraf değişikliği imkanı tanınması için kararı bozdu.
Güncel hukuki yarar neden tartışılıyor?
Tespit davasında hukuki yarar, dava şartıdır. Daire aynı kararda ilkeyi şöyle açıkladı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/15522, K.2024/267, 11.01.2024 (bozma, oybirliği)
“[…] dava tarihi itibarıyla feshin değerlendirileceği ya da değerlendirildiği bir başka dava bulunmakta ise bu davanın kesinleşmiş olup olmaması önem arz etmeksizin artık tespit davası açılmasında güncel bir hukuki yararın varlığından söz edilemez.”
Basit bir ifadeyle, fesih sebebi zaten bir işe iade veya tazminat davasında inceleniyorsa, ayrıca kod davası açmanın yararı olmayabilir. Aynı gerekçe, feshin başka bir davada değerlendirilmediği durumlarda kod davasında hukuki yarar bulunabileceğini de kabul eder.
2025 tarihli bazı kararlarda ise daire, arabuluculuk anlaşma belgesiyle SGK’ya başvurma imkanı bulunduğu için ayrı bir dava açmanın yararını sorguladı. Bu kararların bir kısmı oy çokluğuyla verildi ve karşı oy içeriyor. Yani konu hareketli. Dava açmadan önce güncel uygulamanın kontrol edilmesi gerekir.
Zorunlu arabuluculuk var mı?
7036 sayılı Kanun m.3, arabulucuya başvurmayı kanuna dayanan işçi alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda dava şartı sayar.[6] Çıkış kodu davası, Yargıtay’ın nitelemesine göre bir tespit davasıdır ve kanun metni bu davayı sayılan türler arasında göstermez. Dava ile birlikte kıdem veya ihbar tazminatı gibi alacaklar isteniyorsa, o talepler için arabulucuya başvurmanız gerekir. Arabuluculuk süreci için arabulucuya nasıl başvurulur yazısına göz atın.
İşçinin yapması gerekenler
- e-Devlet’teki 4A işe giriş çıkış bildirgesi sorgusundan işverenin bildirdiği çıkış kodunu öğrenin. Hizmet kayıtlarınızı kontrol etmek için SGK hizmet dökümü yazısına bakın.
- Fesih bildirimini, mesajları ve tanık bilgilerini toplayın. Fesih sebebini kanıtlayan belgeler davanın asıl konusudur.
- İşverene yazılı olarak kodun düzeltilmesini isteyin. Yazılı talep, ret halinde delil olur.
- İŞKUR’a ödenek için süresi içinde başvurun. Ret cevabını saklayın.
- Kıdem, ihbar veya işe iade yolunu da değerlendirin. Bu yollar için işe iade davası şartları ve kıdem tazminatı şartları yazıları yardımcı olur.
Örnek durum
Örneğin bir işçi, ödenmeyen maaşları yüzünden iş sözleşmesini haklı nedenle feshediyor. İşveren çıkışı SGK’ya “istifa” koduyla bildiriyor. İşçi arabuluculukta kıdem tazminatı konusunda anlaşıyor. Anlaşma belgesini SGK’ya götürüp ayrılış nedeninin değiştirilmesini talep edebilir. SGK kabul etmezse, ya da işveren ayrıca bir dava gerektirecek şekilde direnirse, işçi iş mahkemesinde işverene karşı tespit davası açar. Dilekçede kodun hangi koda düzeltilmesi gerektiği ve gerekçesi yazılır.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, davayı SGK’ya yöneltmektir. Yargıtay’a göre yasal muhatap işverendir. Yine de taraf yanlış gösterilmişse taraf değişikliği imkanı bazı durumlarda tanınabilir.
İkinci hata, kod davasını tek çare sanmaktır. Çoğu zaman kıdem tazminatı davası, arabuluculuk anlaşması veya mahkeme kararı daha kısa bir sonuç verir.
Üçüncü hata, fesih sebebini kanıtlayamamaktır. Mahkeme kodun yanlış olduğunu tespit edebilmek için sözleşmenin gerçekte nasıl sona erdiğini araştırır. Bu yüzden delil toplamak şarttır.
Dördüncü hata, İŞKUR başvurusunu geciktirmektir. Kod düzelse de başvuru şartları ayrıca aranır.
Bu başlığı geniş bağlamda SGK Primlerinin Eksik Yatması Halinde İşçinin Yapması Gerekenler ve Hakları Nelerdir rehberinde, ilişkili bir yönünü ise SGK Primlerinin Eksik Ödenmesi ve Tazminat Hakkı yazısında bulabilirsiniz.
Çıkış Kodu Değiştirme Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Çıkış kodu değiştirme davası kime karşı açılır?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre davanın yasal muhatabı işverendir. SGK veya İŞKUR’a husumet yöneltilmesi doğru kabul edilmez.
Çıkış kodu davası için arabulucuya başvurmak şart mı?
Kanun, arabuluculuğu alacak, tazminat ve işe iade davalarında dava şartı sayar. Kod davası tespit niteliğinde olduğundan ayrıca sayılmaz. Birlikte alacak da istiyorsanız o talepler için arabulucuya başvurmanız gerekir.
İşveren kodu kendisi değiştirebilir mi?
İşveren, çoğu zaman ayrılıştan sonraki on gün içinde bildirgeyi sistem üzerinden düzeltebilir. Süre geçtikten sonra SGK’ya belge ile başvurması gerekir.
Hangi çıkış kodu işsizlik ödeneği vermez?
Kural olarak istifa kodu (3) ve işverenin 4857 m.25/II’ye dayanan haklı fesih kodları (42-50) ödenek hakkını engeller. Kesin sonuç için İŞKUR’a başvurup değerlendirmeyi öğrenin.
Çıkış kodu davası ne kadar sürer?
Süre mahkemenin iş yüküne ve delil toplamaya göre değişir. Kesin bir süre söylenemez. Davadan önce arabuluculuk anlaşması veya mahkeme kararıyla SGK’ya başvuru daha hızlı sonuç verebilir.
Kaynaklar
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m.25 ↩
- SGK, Sigortalı Tescil uygulaması, işten ayrılış nedenleri listesi (uyg.sgk.gov.tr/SigortaliTescil) ↩
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu m.50 ve m.51 ↩
- SGK Başkanlığı, 2013/11 sayılı Genelgede Değişiklik, 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelge ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.3 ↩