İçeriğe geç
İşçi Hakları Avukatı

İşçiye Elden Ödeme Yapılması ve Tazminat Hakkı

Yayın Güncelleme

İşçiye Elden Ödeme Yapılması

İşçiye elden ödeme yapılması yani işçinin maaşının bir kısmının elden, bir kısmının ise bankadan yatırılması yahut maaşın tamamının elden verilmesi durumlarında sigorta primlerinin gerçek ücretin altında gösterilerek ödenmesi durumunda bir çok hukuki sorun ile karşılanabilir. Bu, hukuka aykırı bir uygulama olmakla birlikte işçi açısından ciddi hak kayıplarına neden olmaktadır. Türkiye genelinde en az üç işçi çalıştıran işverenler, Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik uyarınca işçi ücretlerini ve diğer ödemelerini banka aracılığıyla yapmak zorundadır (4 Haziran 2025 tarihli değişiklikten önce bu sayı beşti).[1] İşçiye elden ödeme yapılması durumunda işveren;

İşverenin banka dışında ödeme yaptığı her işçi ve her ay için İş Kanunu m.102 uyarınca idari para cezası uygulanacak (tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır),

İşveren, eksik bildirdiği prim ve vergileri gecikme zammı ile birlikte ilgili Kurumlara ödemek zorunda kalacak,

Nakit olarak ödenen ücretin ödenmediği iddiası sonrası çalışana yeniden ücret ödenmesi söz konusu olabilecektir.

Bu uygulama ve sonuçları yargılamaya sıklıkla konu olur. İşveren-işçi arasında zaman zaman karşılaşılan ve yargıya taşınan bu uyuşmazlıklarda tarafların hak ve yükümlülüklerini iyi bilmesi, son derece ciddi önem arz etmektedir.

Yazıda bu durumun hangi şartlarda hukuka uygun kabul edilip hangi şartlarda ihlalin söz konusu olacağı, bu konuya ilişkin gerçekleştirilen bir ihlal karşısında tarafların nasıl hareket etmesi gerektiği ve yargısal sürecin olası seyri hakkında bilgilendirmelerde bulunduk. Uygulamada kendine sıklıkla yer bulan bu konuyu dikkatle okumanız, faydanıza olacaktır.

Elden ödeme kuralları özeti

İşverenin elden ödeme yapması halinde üç işçi eşiğini, yaptırımları ve işçinin hak kayıplarını gösteren liste

İşçiye Elden Ödeme Yapılması Haklı Fesih Nedeni mi?

Yukarıda açıklandığı gibi, Türkiye genelinde en az üç işçinin çalıştırılması halinde ücret elden ödenemez. Buna rağmen işveren yine de elden veriyor ve bu yüzden ücret kanuna uygun ödenmiyor ya da primler gerçek ücret üzerinden bildirilmiyorsa, bu durum haklı fesih nedeni oluşturabilir. İş Kanununun 24 üncü maddesinde belli durumlarda işçiye, sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etme hakkı verilmiştir. Bu durumlardan biri, anılan maddenin II numaralı bendinin (e) alt bendinde düzenlenen “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” durumudur.[2]

Bu hükme dayanarak işçi, haklı nedenle derhal sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir. Bu şekilde haklı nedenle iş sözleşmesini fesheden işçi, diğer koşulların da gerçekleşmesiyle birlikte kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca varsa diğer yan haklarını da işverenden talep edebilir (fazla mesai alacağı, UBGT alacağı, yıllık ücretli izin alacağı vs.).

İşçiye Elden Ödeme Yapılması Ne Anlama Gelir?

İşverenin normal şartlarda işçisine ücretini banka üzerinden ödemesi gerektiği halde bunu tercih etmeyip tamamen veya kısmen elden vermesi, bu durumu ifade eder. Bu tavır işçi bakımından sigorta ve sosyal haklar alanında mağduriyetler doğurur.

Konuya kaynak teşkil eden temel düzenleme “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik”tir. Yargılamada ayrıca usul kuralları ve Yargıtay içtihatları devreye girer. Hukuki sürecin hatasız ilerlemesi için bir avukattan destek almak yararlı olur.

İşçiye Elden Ücret Verilebilen ve Verilemeyen Durumlar

Yukarıda zikredilen yönetmelik çerçevesinde m. 10 hükmünde, işçiye ücretin elden verilemeyeceği ve banka aracılığıyla ödenmesinin zorunlu olduğu durumlar ifade edilmiştir. Söz konusu hükme göre, iş yerlerinde yahut işletmelerinde İş Kanunu uygulanan işveren, Türkiye genelinde en az 3 işçi çalıştırıyorsa söz konusu ücret ve her türlü ödemeyi bankalar aracılığıyla yapmalıdır. Bu durumda ücretin veya herhangi bir yan hakkın elden verilmesi mümkün değildir.

Bu kapsamda, söz konusu şartların taşınmadığı durumlarda işçiye elden ücret verilme imkanının olduğu söylenebilir. Mesela işverenin Türkiye genelinde 3 kişiden daha az sayıda işçisi çalışıyorsa bunlara ücretlerinin elden verilmesi mevzuata aykırılık teşkil etmeyecektir. Dolayısıyla işveren de bu eyleminden ötürü herhangi bir yaptırıma uğramayacaktır.

İşçiye Ücretin Bir Kısmı Elden Bir Kısmı Bankadan Ödenebilir mi?

Uygulamada genelde işverenlerce teklif edilen bu yöntem, esasında işçiler için uzun vadede aleyhe olabilecek niteliktedir. İşverenler asgari ücretin üzerinde olan ücret tekliflerini işçilere sunmakta fakat söz konusu ücretin belirli bir kısmını elden vermeyi vaat etmektedir. Bu durum kimi işçilere ilk etapta cazip gelmekte fakat uzun vadede çeşitli mağduriyetlere yol açmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki işverenin elden vermesine mevzuatın müsaade ettiği bir durum söz konusu değilse işveren ücretin en ufak bir kısmını dahi elden verme şansına sahip değildir. Dolayısıyla, işçiye karşı hem ücret hem de diğer her türlü ödeme tamamıyla elden yapılmalıdır, kısmi bir elden verme hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Ücreti Elden Ödenen İşçinin Mağduriyeti

Banka yoluyla ödenmesi gereken ücret tamamen veya kısmen elden verildiğinde işçi ilk etapta değişik bir durum olmadığını düşünebilir. Oysa işçinin sigorta primi ilgili kuruma eksik bildirilmiştir. Bu durum işçinin ileride alacağı iş göremezlik gelirini, işsizlik ve kısa çalışma ödeneğini, yaşlılık aylığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretini, vefatı halinde hak sahiplerine bağlanacak geliri azaltır.

Bu kayıpların ayrıntısı için maaşın asgari ücretten gösterilmesi yazısına bakılabilir.

Kendisine Elden Ödeme Yapılan İşçi Ne Yapabilir?

Eğer bir işçinin ücreti normal şartlarda banka aracılığıyla ödenmesi gerektiği halde, ücret elden verilmiş ve böylelikle işçinin sosyal hakları ileriye dönük biçimde zedelenmişse bunu öğrenen işçinin ne yapabileceği son derece önem arz eden bir husustur.

Bu noktada işçinin başvurabileceği iki yol gözükmektedir. Öncelikle işçi, gerekli idari mercilere söz konusu durumu bildirebilir ki bu şikayeti doğrudan Çalışma Bakanlığına bağlı olan birimlere yapabileceği gibi ALO 170 hattı üzerinden de yapabilir.

Ücreti elden ödendiği için sosyal hakları bakımından primleri eksik yatırılmış olan işçi, bunu fark ettikten sonra hizmet tespit davası açarak o güne kadar eksik yatırılmış bulunan primlerinin tamamlanmasını ve mağduriyetinin giderilmesini sağlayabilir. Bu konuda hizmet tespit davası ve şartları yazısı okunabilir.

Bunun haricinde, kıdem ihbar ve diğer işçilik alacakları davası aşamasında tanık, emsal ücret araştırması vb. ispat araçları ile işçi gerçek ücretini ispat edebilir. Bu durumda tazminatlar bankadan yatan tutar üzerinden değil gerçek maaş üzerinden ödenecektir.

Bu noktada bir avukattan hukuki destek almak yararlı olur. Böylelikle yaşanan mağduriyet de giderilebilecektir.

İşçiye Elden Ücret Ödeyen İşverenin Sorumluluğu

Mevzuatta aranan yasal şartlar çerçevesinde işveren, işçilerine ücretlerini banka aracılığıyla ödemek durumunda olmasına rağmen elden ücret ödüyorsa birtakım yaptırımlar söz konusu olacaktır. Burada hem işçinin hem de kamunun zarara uğratılması söz konusudur. Bu kapsamda meydana gelecek ihlaller için öngörülen idari yaptırımları belirtmekte fayda vardır.

İşverenin banka aracılığıyla ücret ödemesi yapması gerekirken tamamen veya kısmen işçiye elden ödeme yapması halinde, bu durumdaki her işçi ve her ay için İş Kanunu m.102/1-(a) uyarınca idari para cezası uygulanır; tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Ceza Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili birimi tarafından verilir.[3]

İşveren, o güne kadar eksik bildirmiş olduğu primler ile vergileri, söz konusu kurumlara gecikme zammı da dikkate alınarak ödeyecektir.

Ücreti Elden Alan İşçinin Durumu İspatı

Elden ödemenin ispatı kolay olmamakla birlikte doğru ve yerinde hukuki enstrümanlar kullanılmak suretiyle dillendirilebilir.

Öncelikle en büyük ispat durumu olan tanık ifadelerinin önemini belirtmekte fayda vardır. Bunun dışında işçinin gerçek ücretini gösteren bir belge mevcutsa bu da ciddi önem arz eder. Bunların yanında, işçinin çalıştığı pozisyon ve bunun emsal ücretleri de işçinin elden ücret aldığına dair mahkemeyi ikna edici nitelik arz edebilir. Emsal ücret, ilgili sendika vasıtasıyla talep edilebilir.

Bu başlığı geniş bağlamda Maaşı Ödenmeyen İşçinin Hakları rehberinde, ilişkili bir yönünü ise Maaşın Asgari Ücretten Gösterilmesi – Tazminat Hakkı yazısında bulabilirsiniz.

İşçiye Elden Ödeme Yapılması Konusunda Sık Sorulan Sorular

Bu konu, işçi ve işverenlerce uygulamada merak edilen hususlardan biridir. Söz konusu alana dair merak edilenler aşağıda yanıtlanmıştır.

İşçiye Ücreti Kısmen Elden Verilebilir mi?

Hayır. İşverenin işçiye elden ücret vermesine imkan tanıyan Kanuni şartlar söz konusu değilse işveren işçinin ücretinin tamamını banka aracılığıyla vermek zorundadır. Kısmen de olsa mümkün değildir.

İşçiye Elden Ödeme Yapılması Mümkün Müdür?

İşverenin Türkiye’de 3 ve daha fazla işçisi bulunuyorsa ücretin elden verilmesi mümkün değildir. Daha az sayıda bulunması durumunda ise ücretin elden verilmesinin önünde hukuki bir engel yoktur.

Elden Ücret Alan İşçi Ne Yapabilir?

Normal şartlarda banka aracılığıyla ücret alması gerekirken ücretini elden alan işçi ALO 170 hattını kullanarak veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yerel birimlerine müracaat ederek durumu bildirebilir.

Ücreti Elden Ödenen İşçinin Dezavantajı Nedir?

Kısa vadede bir mağduriyet olmasa da sosyal güvenliğe ilişkin haklar ile kıdem ve ihbar tazminatı bakımından ciddi kayıplar doğar; elden verilen ücretler bu hesaplarda baz alınmaz.

İşçi Kabul Ederse Elden Ödeme Yapılabilir mi?

Hayır. Elden ödeme yapılması yalnızca işçiyi değil kamuyu da mağdur eden bir eylemdir. Vergi ve sigorta primleri bakımından ihlal teşkil eden bu durumu, işçinin rızası hukuka uygun kılmayacaktır.

Elden Ödeme Yapan İşverenin Sorumluluğu Nedir?

İşveren, o güne kadar normal şartlarda ödemesi gerektiği halde ödemediği tüm tutarları faizleriyle birlikte ödeyecek, bunun yanında idari para cezalarına da çarptırılacaktır.

Hizmet Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Hizmet tespit davası için görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, davalının yerleşim yeri ve işçinin işyerinin bulunduğu yer mahkemeleridir.

Kaynaklar

  1. Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik m.10 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu m.24 ↩
  3. Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik m.16 ↩