Ücreti Gününde Ödenmeyen Geç Ödenen İşçi Şunları Yapabilir
Ücreti geç ödenen işçinin iki hakkı vardır: ödeme gününden itibaren 20 gün geçmişse iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir (İş Kanunu m.34) veya iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir (m.24/II-e). Gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz işler. Ücretin hiç ödenmemesi halindeki haklar için maaşı ödenmeyen işçinin hakları yazısına bakılabilir.
Ücret geç ödenirse işçinin hakları

İşçinin Maaşı, Ücreti Ne Kadar Geç Ödenebilir ?
4857 sayılı İş Kanunu madde 34 te işçinin maaşının, ücretinin ödeme gününden itibaren en geç 20 gün içerisinde ödenmesine dair düzenleme yer almaktadır. Bu durumda işçinin ücretinin ayda bir kez ayın birinci gününde ödemesi konusunda anlaşılmışsa bu durumda işveren ücreti yirmi gün içerisinde ödemesi gerekmektedir. Burada Kanun mücbir sebebe ilişkin bir istisnaya yer vermiştir. Mücbir sebebin varlığı halinde bu ödeme süre yirmi günü aşabilmektedir.
Ücreti Geç Ödenen İşçi Ne Yapabilir ?
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmeyen işçi iş görme borcundan kaçınabilir. İş sözleşmesi gereği işveren ücret ödemeyi, işçi ise iş görme borcunu yüklenmiştir; işveren ücret ödemezse işçi de çalışmaktan kaçınabilir. Bu hakkın şartları aşağıda ayrıca anlatılmıştır.
Ücreti Geç Ödenen İşçinin Hakları
Çalışma hayatında en sık karşılaşılan sorunlardan biridir ücretin geç ödenmesi ya da hiç ödenmemesi.
Ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin ( II ) numaralı bendinin ( e ) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakları da ücrete dahildir. Aynı şekilde yol ve yemek parası da, işçinin ücretine dahil olan diğer kalemlerdir.[1]
Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. (4857 sayılı İş Kanunu m.32/5) Kanundaki bu tanımdan anlaşılması gereken; 1 Mayıs-31 Mayıs arasındaki çalışmanın karşılığının en geç 1 Haziran’da ödenmesi gerektiğidir. Tabi iş sözleşmesi veya yerleşik işyeri uygulaması ile ücret ödeme günü ayın 3’ü, 5’i ya da 10’u gibi belirli bir gün olarak kararlaştırılmış ise, bu kararlaştırılan gün, ödeme günüdür. Başka bir deyişle; işverenin en geç ödeme yapması gereken gündür.
İşçiye haklı fesih imkanı veren 4857 sayılı Kanun m.24’ün ücrete ilişkin hükmü şöyledir:
- e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
Denilmekle esasen kanun veya iş akdi ile belirlenen günde işçinin ücretinin ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih sebebi olduğu belirtilmektedir. Bu yönüyle bakıldığında, işçinin ücreti ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı olarak feshetmesi için, belirlenen ücret ödeme gününün geçmiş olması gerekli ve yeterlidir. Ayrıca işverene bir süre tanıması işçiden beklenemez. Tabi hakkın kullanımında “dürüst davranma” ilkesi, burada da geçerlidir. Buna göre; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”[2]
Buradan anlaşılması gereken; uzun bir süre çalıştığı işyerinde, ücreti daima gününde ödenen işçinin, ödeme gününün geçtiğinden bahisle, ödeme gününden sonraki gün iş akdini haklı nedenle feshetmesi, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. Ancak maaşını sürekli gecikmeli alan işçinin, en son 3 günlük gecikmeden sonra iş akdini feshetmesi, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyecektir. Çünkü ödemelerdeki düzensizlik süreklilik kazanmış olduğundan, işçiden bu düzensizliği kabullenmesi beklenemez. Dolayısıyla 3 günlük gecikme üzerine iş akdinin feshi de, haklı fesih olarak nitelendirilebilir.
Yemek veya Yol Ücretinin Ödenmemesi de, İşçiye Haklı Fesih İmkanı Verir
Ücret kavramına, yemek ve yol ücretinin de dahil olduğunu yukarıda belirtilmiştir. İşçinin, ödenmekte olan yol veya yemek ücretinin de gününde ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında şöyle demiştir:
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ve yasadan kaynaklanan işçilik alacaklarının da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2008/20517, K.2008/12483, 26.05.2008 (bozma, oybirliği)
Sonuç olarak şunu belirtmek isteriz ki; maaş, fazla çalışma, ulusal bayram-genel tatil, prim, yol veya yemek ücreti gününde ödenmeyen işçi, dilerse iş akdinin 24/II-e uyarınca haklı sebeple feshederek kıdem tazminatını ve hak kazandığı diğer alacaklarını işverenden talep edebilir.
Ücreti 20 Günden Fazla Ödenmeyen İşçi İş Görmekten Kaçınabilir
Ücretin gününde ödenmemesi ile ilgili kanunda yer alan bir diğer düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesinde düzenlenmiştir.
“Ücretin gününde ödenmemesi
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.”
Anılan düzenleme, ücretin ödenmemesi sebebiyle sahip olduğu haklı fesih imkanının yanında işçiye ek bir hak tanımaktadır. İşçi, ücreti ödenmediği için işten çıkmak zorunda değildir. Dilerse, iş akdini feshetmek yerine ücreti ödeninceye kadar iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Ancak bu hakkını kullanabilmesi için, bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar;
- Ücretinin, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmemiş olması gerekir.
- Ödemede gecikmenin mücbir bir sebepten kaynaklanmaması gerekir.
- İş saatlerinde işyerinde bulunması gerekir.
Uygulamada bu duruma hak grevi denmektedir. Yani bir hakkın yerine getirilmesine kadar iş yapmaktan kaçınmadır. İş görmekten kaçınan işçi sayısı toplu bir hal alsa da, bu durum grev olarak nitelendirilemez. Haliyle işverene lokavt hakkı doğmayacaktır.
Ücreti Geç Ödenen İşçi Haklı Fesih Yapabilir
İşçinin ücretinin gününde ödenmemesi halinde işçinin seçimlik hakları bulunmaktadır. Ücret kavramına yol, yakacak, yemek, prim, fazla mesai gibi para ile ölçülebilir menfaatler de dahildir; yemek ücreti ödenmeyen işçi de iş akdini haklı olarak feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.
Haklı fesih için ücretin ne kadar gecikmesi gerektiği her somut olayda ayrı değerlendirilir. Ödemelerin sürekli geciktiği bir işyerinde 2 günlük gecikme dahi haklı sebep teşkil edebilirken, ücretin hiç gecikmediği bir işyerinde 5-6 günlük gecikme haklı sebep sayılmayabilir.
Ücretini alamayan işçinin alacağı için takibe geçmesi ya da iş görmekten kaçınması iş ilişkisinde sorunlara yol açabilir. İşverenle çekişmek istemeyen işçi bu nedenle haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshetme yolunu seçebilir. Uygulamada en sık başvurulan yol da haklı fesihtir; ancak hak kaybı yaşanmaması için iş sözleşmesi sonlandırılmadan önce haklı fesih imkanının doğup doğmadığı değerlendirilmelidir.[3]
Daha geniş anlatım İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı rehberinde, benzer bir soru ise Maaşı Ödenmeyen İşçinin Hakları yazısında yer alır.
İlgili bir yazı: İşçinin İşyerinde Suç İşlemesi ve Haklı Fesih.
İlgili bir yazı: Maaş Alacağı İhtarnamesi Örneği.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.
Kaynaklar