İçeriğe geç
İşçi Hakları Avukatı

İş Kazasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Yayın Güncelleme

İş Kazası Ölüm Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İş kazası sonucu ölüm akabinde gündeme gelen destekten yoksun kalma tazminatı, Türk hukukunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan ölüm halinde uğranılan zararlara ilişkin hükümler ile düzenlenmiştir.[1]

Bu nedenle yaşanan iş kazası sonucu yaşamını kaybeden bir kişinin maddi veya manevi destek verdiği kişiler, maruz kaldıkları zararın karşılığını yetkili mahkemeye başvurarak tazminata yükümlü kişiden talep edebilme hakkına sahiptir. Yazıda ölümlü iş kazasında bu tazminat hakkında bilinmesi gereken bilgiler yer alır.

İş kazası sonucu meydana gelen ölüm olayına ilişkin destekten yoksun kalan kimseler, ölen kişinin kendilerine sağladığı;

  • Parasal hizmetler
  • Bedensel hizmetler
  • Düşünsel hizmetler
  • Yardımlar
  • Bakım ve gözetim
  • Bilgi ve deneyim

konularında yoksunluktan mağdur olan kişilerdir. Bu noktada iş kazası sonucu yaşamını kaybeden bir işçinin; bakmakla yükümlü olduğu anne, baba veya yasal kişiler, çocukları, eşi ve benzeri gibi geniş kapsamlı bir topluluktan bahsetmek mümkün olmaktadır.

Destekten yoksun kalma tazminatına kısa bakış

Hak sahipleri, şartlar, dava süresi ve mahkemeyi gösteren destekten yoksun kalma tazminatı özeti

Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davası

Hak sahipleri, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarihten itibaren 2 yıl içinde, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açabilir; ceza kanunları daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır.[2] Sürenin başlangıcı ve ayrıntıları iş kazası tazminat davasında süreler yazısında ele alınır.

Nitekim Türk hukukunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan hükümlere göre düzenlenen bu davada, hak sahipleri haksız fiil olarak destek aldıkları kişinin ölümüne sebep olan kişi veya kurumlar aleyhinde maddi tazminat davası açabilecekleri gibi manevi tazminat talebinde de bulunabilirler.

İş kazası sonucu ölüm halinde tazminat sorumluluğu, işyerinde işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya eksik getirmesiyle yaşanan ölümleri kapsamına almaktadır. Bu nedenle iş kazası sebebiyle tazminat alınabilmesi için, yaşadığı süre içinde destek veren işçinin ölümünün haksız fiilden kaynaklanan iş kazası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Aksi halde muhatap işveren veya kurumlar aleyhinde bu yönde dava açılması gündeme gelmemektedir.

Destekten Yoksun Kalma Davasında Yetkili Mahkeme

Ölümlü iş kazasından doğan davalar iş mahkemesinde görülür.[3] Davalının yerleşim yeri mahkemesi, işin yapıldığı yer mahkemesi, kazanın veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.[4]

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu uygulanmaz.[5] Mahkeme ve yetki kuralları iş kazası tazminat davası rehberinde de yer alır.

Ölümlü İş Kazası Sonrasında İşverenin Sosyal Güvenlik Kurumu ve İşçi Yakınlarına Karşı Maddi Tazminat Yükümlülüğü

İş kazası sonucunda hizmet akdiyle çalışan sigortalının ölmesi durumunda sigortalının yakınları işverenden maddi tazminat niteliğinde cenaze gideri, tedavi gideri, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilmekte, Sosyal Güvenlik Kurumundan ise yine maddi tazminat niteliğinde aylık ve gelirler, cenaze ödeneği ve tedavi gideri alabilmektedirler. Sosyal Güvenlik Kurumu yaptığı ödemeleri, iş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere işverene rücu edebilmektedir.[6] Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödemeleri işverene rücu etmesiyle birlikte bazı durumlarda işçiye maddi tazminat olarak mükerrer ödemeler yapılabilmekte ve işveren aynı nitelikteki tazminatı hem Sosyal Güvenlik Kurumuna hem de işçi yakınlarına ödemek durumunda kalabilmektedir.

Bu durumun ortadan kaldırılabilmesi amacıyla Türk Borçlar Kanunun 55. Maddesine ‘’ Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.’’ hükmü getirilmiştir. Hükmün mefhumu muhalifinden, rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemelerinin işveren tarafından işçi yakınlarına verilebilecek maddi tazminat miktarından tenzil edilebileceği anlaşılmaktadır.[7]

7589 sayılı Kanunla Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki fıkra eklenmiştir. Buna göre destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

İş kazası sonucunda ölen işçi yakınlarına Sosyal Güvenlik Kurumunca kısa vadeli sigorta kollarından ölüm geliri bağlanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu da iş kazasının oluşumunda işverenin kusuru var ise ödediği ölüm geliri bedelini işverenin kusuru oranında işverene rücu edebilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumundan ölüm geliri alan işçi yakınlarının aynı zamanda işverenden de aynı kapsamda tazminat talep etme hakları vardır. İşçi yakınlarının açacağı davada işverenin Sosyal Güvenlik Kurumunun rücu etmesi sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumuna ödediği miktarın tenzil edilmesi gerekmektedir. Zira hem Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen ölüm geliri hem de işveren tarafından ödenecek olan tazminat maddi tazminat olarak aynı niteliktedir. Bu düzenleme olmasaydı işveren, hem işçi yakınlarına bu tazminatı ödeyecek hem de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işçi yakınlarına ödenen ölüm gelirini kusuru oranında Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekti. Aynı zamanda işçi yakınları da hem Sosyal Güvenlik Kurumundan hem de işverenden aynı nitelikte mükerrer ödeme alabilecekti.

Hangi SGK ödemelerinin tazminattan indirileceğini belirlemek için bu ödemelerin neler olduğu ve niteliğinin bilinmesi gerekir; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan gelir ve ödenekler iş kazası geçiren işçinin hakları yazısında anlatılır.

Bu başlığı geniş bağlamda İş Kazası Tazminat Davası Nedir rehberinde, ilişkili bir yönünü ise Kalp Krizi İş Kazası Sayılır mı yazısında bulmak mümkündür.

İlgili mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.53 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 ↩
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6 ↩
  5. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
  6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 ↩
  7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55 ↩